26 11 2014

MEHMET GELİYOR

Yollar bitti gidilmez öte. Kader sıkıştırmış köşeye Taşı yastığa, tahtayı döşeğe Benzeten efendiler geliyor. Güneş mi tutuldu karardı dünya Ahmet oğlu Mehmet'tir künye Bizi soyanlar onlar değil de kim ya Diyerekten yine onlara kul olanlar geliyor Öğünün yiğitte olur diyerek Ensendeki tahtakurusuna bile Sosyetenin kapısındaki ite Gıpta edenler geliyor. Sene 365 gün 6 saat Bir gün yok Mehmet’e rahat Kimin söyleyin, kimin bu kabahat Kendine yazık eden, Mehmet geliyor. Çalışıp çabalaması olsa kendine ne gam Sigarasından şekerine gelir senede iki zam Mehmetçik diyerek yedi düvele salmış nam Kendi toprağını kölesi Mehmet geliyor. Anıtlar dikilmiş adında Mehmet’in Biliyorum atam sen böyle olsun demedin Verdin Mehmet’e hakkını yemedin Atasız sahipsiz kalan Mehmet geliyor, Nuri KESKİN- TAŞKÖPRÜ (Bizim Kastamonu, 15 Eylül 1970) Devamı

26 11 2014

KASTAMONU-SÖZDE-KANTAR KARAKOLU / ANI NURİ KESKİN

1981 yılı mayıs ayı sonları, yeni inşa edilmekte olan et balık kombinasının yemekhane bölümü. Alelacele pencerelerine demir parmaklık monte edilerek gözetim yeri olarak düzenlenmiş. Taşköprü ve Cideli demokrat- yurtsever- Atatürkçü gençler ve öğretmenlerden oluşan 40- 50 kişilik grup. Arada bir- iki tane de silah kaçakçısı var. Bir akşamüstü gözleri bağlı olarak Rıfat Ilgaz'ı da getirdiler. Bir iki yaşlı dışında herkes gözleri bağlı ayakta. Sadece günde üç öğün yemek molasında gözler açılabiliyor. Başta garnizon komutanı albay olmak üzere mitçiler- istihbaratçılar- polisler ve askerler "Hababam Sınıfı Yazarı" geldi diyorlar. Benim durduğum duvarın yanımdaki somyaya oturttular, onu da ayakta tutmadılar. Sadece Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanınmaktan üzüntü duyuyordu; ben şair kişiliğimle tanınmak isterim diyordu. Üzerinde balıkçı bir kazak, kalınca bir kot pantolon vardı. Cide'de deniz kenarında bir evde oturuyorum, şimdilerde serin oluyor. Bu kot pantolon ve kazağı aynı zamanda pijama gibi kullanıyorum, sıcak tutuyor, rahat oluyor, dedi."Askerler eve geldiğinde zaten bekliyordum, böyle bir şey, karakola götürürler bir ifade alırlar, geri dönerim diye düşünüyordum. Resmi bir yere bu kılıkla gitmeyeyim, bir ince gömlek giyeyim, kravat takayım diye komutandan müsaade istedim: 'olmaz, hemen gideceğiz' dedi. Çok kızdım. Tamam gidelim, dedim pardösüyü üstüme geçirip çıktık. Burası çok serinmiş, şimdi o komutanı görsem teşekkür edeceğim, ince şeylerle buraya gelseydim donardım, diyerek gülüyordu. "Yaaa çocuklar, bir bakıma buraya getirdikleri iyi oldu. Gelirken İnebolu üzerinden sahilden getirdiler. Şimd... Devamı